Imge Kitabevi Yayınları

Imge Kitabevi Yayınları adlı yayınevinin tüm kitaplarına buradan ulaşabilirsiniz.

23.00 ₺

Tertemiz sadece 4 sayfasında bazı cümlelerin altı çizili

11.00 ₺

Yakın dostu, büyük Fransız düşünürü Montaigne'in, "Kanımca, La Boétie çağımızın en büyük insanıdır" diye söz ettiği Etienne de La Boétie'nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev'i siyasal düşünce tarihinde yeni bir yaklaşımın öncüsü olmuştur. Siyaset olgusunu iktidar ilişkileri biçiminde algılayan La Boétie, bugün bile kafaları kurcalayan, "insanların nasıl olup da itaat etmekle kalmayıp boyun eğmeyi, hatta kulluk etmeyi arzuladıkları" sorununu yapıtının odak noktasına yerleştirir. La Boétie, iktidar olgusunu ve bunun ideolojik dayanaklarını (geniş anlamda hegomonyayı) irdelemekle yetinmez; iktidar ilişkileri ağının en üst düzeyde kuramsallaşmış biçimine, bir başka deyişle devlet sorununa yönelir. Tiran'ın ya da "Bir"in iktidarından yola çıkarak XVI. yüzyıl Fransası'nda artık açıkça belirginleşmeye başlayan modern devletin gerçeğine ulaşır. Bu bakımdan Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, gerçekte, devlet egemenliğinin niteliği üzerine yapılmış bir söylevdir.

45.00 ₺

Kitap kondisyonu iyi durumdadır. Meksika´dan Güney Kore´ye, Türkiye´den Batı Afrika´ya kadar uzanan bir coğrafyada yüz milyonlarca köylü, çiftçi uluslararası kapitalizmin ve metropol sermayesinin kuşatması ve saldırısı karşısında ayakta durmaya çalışıyor. Bu, yeni bir olgu değildir. 19. Yüzyıldan Bu yana, başta Marksistler, farklı okullardan sosyal bilim insanları köylülüğün kapitalizmle eklemlenmesini, direnme gücünün nedenlerini ve bu bağlantılar içinde oluşan bölüşüm ve sömürü ilişkilerini incelemişler ve tartışmışlardır. Korkut Boratav Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm´de bu tartışmaları süzgeçten geçiriyor, değerlendiriyor; kuramsal düzlemde onlara yeni açılımlar getiriyor ve ampirik araştırmalara yön verecek çerçeveleri oluşturuyor. Türkiye´de ve Üçüncü Dünya´da tarımın geleceği üzerinde düşünen, ilgi duyan herkes için Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm´in temel bir yapıt olacağını düşünüyoruz.

3.00 ₺

Yağmurdan Sonra, Can Dündar tarafından kaleme alınmıştır. Kitap 2005 yılında İmge Kitabevi tarafından [Ankara] yayınlanmıştır. 160 sayfadır. Yağmurdan Sonra adlı eser Türkçe dilindedir. Kitap, 13 cm genişliğinde 19 cm yüksekliğindedir. Kitap KARTON KAPAKLI cilt bilgisi ile eklenmiştir. Yağmurdan Sonra adlı eser, Kitap > Edebiyat, Kurgu > Diğer bölümünde İkinci El olarak satıştadır. Kondisyon: Çok İyi

35.00 ₺

Türkçem Mahzun Ben MahzunVaktiyle TRT''de güneş tutulmasını anlatan bir program izlemiştim. Spiker konuştuğu gökbilimci konuğa evrenin bir sınırı, ulaşabileceğimiz bir sonu olup olmadığını sormuştu. Gökbilimci uzman şöyle bir gülümsedi. "Biz varsaydığımız sınırlarına yaklaştıkça, o sınır bizden uzaklaşır." diye açıkladı bu karışık durumu. Yani evrenin sınırları var, ama biz yaklaştıkça uzaklaşan bir sınır bu. Evren için yapılan bu açıklama, dil için de geçerlidir. Biz dilimizin sınırlarına yürüdükçe, o sınırlar bizden uzaklaşır. Sürekli genişleyen, uçsuz bucaksız, seslerle, sözcüklerle dolu bir balon düşünün. Bu balon sürekli şişebilir de, sönebilir de... Başka dillerin yoğun baskısıyla sönebilecek bir balon gibidir dil, ancak kendi olanaklarını harekete geçirerek (edebiyatta, bilimde, eğitimde) sınırlarına doğru yürürseniz, bu esnek ve canlı evren genişler. Geride bıraktığımız kocaman bir tarihten hiç ders almamış gibi görünen iki anlayış, eğitim ve bilim kurumlarımızı zorluyor. Bunlardan birincisi, önce tercüman, sonra bilim adamı olmamızı istiyor. Onlara göre varsa yoksa İngilizce... Makalelerinizi İngilizce yazarsanız on beş puan, Türkçe yazarsanız beş puan. Bu açıkça kendi dilimizi cezalandırmak değil mi? İkinci anlayış ise, önce imam, sonra bilim adamı, öğretmen, gazeteci, bankacı olmamızı istiyor. Onlara göre Osmanlıcayı, Arapça ve Farsçayı herkes öğrenmeli. Türkçe iki cepheden böyle zorlanıyor. Bu durumda "Türkçem mahzun, ben mahzun!" demez misiniz? Bu iki anlayışa karşı ses bayrağımızı dalgalandıracak üçüncü bir gücü canlandırmak zorundayız.Basım Dili TürkçeBoyut Normal BoyCilt Durumu CiltsizSayfa Sayısı 136Yayın Evi İMGE KİTABEVİYayın Tarihi 2005Yazar Kemal Ateş

35.00 ₺

3. Hm. Kağıt 326 sayfa 13x19,5 cm Karton Kapak Bu kitapta, sosyal psikolojinin ve onun içinde grup konusunun tarihsel gelişimi, sosyal psikolojide egemen olan bireyci yaklaşımı eleştiren bir görüşle anlatıldıktan sonra, gruba ilişkin bazı kurumlar karşılaştırılarak incelenmektedir. Bundan sonra geleneksel grup konuları olan normlar, uyma, grup içi konum farklılaşması, liderlik, iletişim gibi konular ele alınarak, grup verimliliğini etkileyen çeşitli etmenler tartışılmaktadır. Son olarak, gruba daha geniş bir açıdan bakarak mensup olunan toplumsal grupların birey ve toplum kimliklerinin oluşumundaki önemleri, toplumsal gruplara ilişkin kalıp yargılar, farklı gruplar arasındaki ilişki, çatışma ve uzlaşma yolları üzerinde durulmaktadır.(Arka Kapak) RK:P-4

19.00 ₺

Büyük geniş ovaların, güzel tepelerin, kıvrılarak akan ırmakların "vahşi" olduğunu düşünüyorduk biz. Yalnızca beyaz adama göre doğa "vahşiydi" ve yalnızca ona göre toprak, "vahşi" hayvanlarla "vahşi" insanlar tarafından istila edilmişti. Bizim için doğa, ancak doğudan kıllı adamlar gelip de gaddarca bir coşkuyla bize ve sevdiğimiz insanlara onca haksızlığı yaptığında "vahşi" oldu. Ormandaki bütün hayvanlar onların yayılmasından kaçmaya başladığında, işte ancak o zaman, bizim için "Vahşi Batı" başladı. Siouxların Oglala Kolundan Reis Luther Dinelen Ayı Yeryüzüne Dokun Kuzey Amerika Kızılderililerinin söz ve yazılarından seçilmiş parçalardan oluşuyor. Bunların hepsi birarada Kızılderililerin yaşayışını ve yazgısını, bu yaşama biçiminin kendini kanıtlamış bir kültür olarak nasıl dirilmeye çalıştığını anlatıyor. Böylece, Kızılderili yaşayışını farklı kılan, onu bizim için tarihsel ya da siyasal bir ilgi alanı olmaktan ötelere götüren değerler öne çıkıyor: doğayla uyum içinde yaşama ve yeryüzünün kutsallığını benimseme. Kızılderili yaşama biçiminin bu yönü hepimizin ortak mirası olabilir.

139.90 ₺

Mircea Eliade nin bu kitabı şamanizmi bir bütün olarak ele alan ilk yapıttır. Bugün elimizde çeşitli şamanizmlere ilişkin hatırı sayılır miktarda belge var. Birçok özgün çalışma da şamanizmin budunbilimsel, toplumbilimsel, ruhbilimsel incelemesine girişmiştir. Ancak, bu engin bibliografyayı oluşturan yapıtlar, birkaç önemli çalışma dışında, son derece karmaşık olan şamanizm olgusunu genel dinler tarihi çerçevesinde yorumlama yoluna gitmemişlerdir. Eliade ise bu kitapta şamanizmi bir dinler tarihçisi olarak ele almaya, anlamaya, anlatmaya, tarihsel ve kültürel görünümlerini ortaya koymaya girişir. Eliade nin ana savı, kutsalın her görüngeleşiminin tüm kutsalı dile getirdiğidir. Ona göre en ilkel ve en yalın kutsal görüngede bile kutsallık üstüne her şey söylenmiştir: Kutsalın kendini bir taşta ya da ağaçta dışa vurması, bir tanrıda dışa vurmasından ne daha az gizemli ne de daha az ilgiye değerdir. Gerçekliğin kutsallaşma süreci hep aynıdır; yalnızca bu kutsallaşımın insan bilincinde aldığı biçim değişir.

Sizlere en iyi kullanımı sağlamak ve tanıtım çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda üçüncü şahıs çerezler de içerebilen çerezlerden faydalanıyoruz. Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız.