Memleketimden İnsan Manzaraları
37.00 ₺

-- Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Tadımlık Haydarpaşa garında 1941 baharında saat on beş. Merdivenlerin üstünde güneş yorgunluk ve telaş. Bir adam merdivenlerde duruyor bir şeyler düşünerek. Zayıf. Korkak. Burnu sivri ve uzun yanaklarının üstü çopur. Merdivenlerdeki adam Galip Usta tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur : Kâat helvası yesem her gün diye düşündü 5 yaşında. Mektebe gitsem diye düşündü 10 yaşında. Babamın bıçakçı dükkânından Akşam ezanından önce çıksam diye düşündü 11 yaşında. Sarı iskarpinlerim olsa kızlar bana baksalar diye düşündü 15 yaşında. Babam neden kapattı dükkânını? Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına diye düşündü 16 yaşında. Gündeliğim artar mı? diye düşündü. 20 yaşında. Babam ellisinde öldü, ben de böyle tez mi öleceğim? diye düşündü 21 yaşındayken. İşsiz kalırsam diye düşündü 22 yaşında. İşsiz kalırsam diye düşündü 23 yaşında. İşsiz kalırsam diye düşündü 24 yaşında. Ve zaman zaman işsiz kalarak İşsiz kalırsam diye düşündü 50 yaşına kadar. 51 yaşında İhtiyarladım dedi, babamdan bir yıl fazla yaşadım. Şimdi 52 yaşındadır. İşsizdir. Şimdi merdivenlerde durup kaptırmış kafasını düşüncelerin en tuhafına : Kaç yaşında öleceğim? Ölürken üzerimde yorganım olacak mı? diye düşünüyor. Burnu sivri ve uzun. Yanaklarının üstü çopur. Denizde balık kokusuyla döşemelerde tahtakurularıyla gelir Haydarpaşa garında bahar. Sepetler ve heybeler merdivenlerden inip merdivenleri çıkıp merdivenlerde duruyorlar. Polisin yanında bir çocuk tahminen beş yaşında iniyor merdivenleri. Nüfusta kaydı yok fakat ismi Kemal. Merdivenleri bir heybe çıkıyordu bir halı-heybe. Merdivenlerden inen Kemal yapayalnızdı kundurasız ve gömleksiz ortasında kâinatın. Açlığından başka bir şey hatırlamıyor bir de hayal meyal karanlık bir yerde bir kadın. Merdivenleri çıkan heybenin kırmızı, mavi, siyahtı nakışları. Halı-heybeler ata, katıra, yaylıya binerlerdi eskiden, şimdi şimendifere biniyorlar. Merdivenleri bir kadın iniyor. Çarşaflı şişman Adviye Hanım. An-asıl Kafkasyalı. 1311de kızamık 1318de gelin oldu. Çamaşır yıkadı. Yemek pişirdi. Çocuk doğurdu. Ve biliyor ki öldüğü zaman bir şal koyacaklar tabutuna selâtin camilerinden. Bir damadı imamdır. Merdivenlerin üstünde güneş bir baş yeşil soğan ve bir insan : Ahmet Onbaşı. Balkan Harbinde gitti. Seferberlikte gitti. Yunan Harbinde gitti. Ha dayan hemşerim sonuna vardık sözü meşhurdur. Merdivenlerden bir kız çıkıyordu. Çorapta çalışır. Tophane caddesi, Galata. Âtifet on üç yaşındadır. Galip Usta baktı Âtifete, Evlenseydim eğer torunum olurdu bu kadar diye düşündü. Çalışırdı, bana bakar diye düşündü. Sonra birdenbire aklına Şevkiye geldi. Eminin kızı. Mavi mavi gözleri vardı. Geçen sene daha âdet görmeden Şahbazın arsasında bozmuşlardı. Sepetler ve heybeler merdivenlerden inip merdivenleri çıkıp merdivenlerde duruyorlar. Ahmet Onbaşı yine askerdi yetişti halı-heybeye. Öptü elini. Halı-heybe ve mavi mintan, palto, siyah şalvar ve keten lastik iskarpinler, fötür şapka, sakal, ve lahurî şal kuşak onbaşının omzunu okşayarak : Hayıflanma birkaç kalem borç için dedi, hane halkını sıkıştırmayız. Yalnız biraz faiz biner. Haydarpaşa koyunda martılar inip kalkıyor denizde leşlerin üstünde. İmrenilir şey değil martıların hayatı. Garın saatı üçü beş geçiyor. Siloların orda buğday yüklüyorlar İtalyan bandıralı bir şilebe. Ayrıldı onbaşıdan halı-heybe gara girdi. Merdivenlerde güneş yorgunluk ve telaş ve bir altın başlı kelebek ölüsü var. Kocaman insan ayaklarına aldırmadan bembeyaz, upuzun taşın üstünde taşıyor karıncalar kelebeğin ölüsünü. Adviye Hanım sokuldu polis efendiye. Bir şeyler konuşuldu. Okşadı çocuk Kemali. Ve hep beraber karakola gittiler. Ve her ne kadar bir daha görülmeyecekse de hayal meyal karanlık bir yerlerde hatırlanan kadın çocuk Kemal yapayalnız değil artık ortasında kâinatın. Bir parça bulaşık yıkayıp biraz su taşıyacak ve Adviye Hanımın dizi dibinde yaşayacak. -- Raf Kodu : D-4-2

Şiirimin Şehirleri (karton Kapak)
7.00 ₺

-- Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2011 Şiir Ödülü verilen Arif Ay'ın Şiirimin Şehirleri kitabı özel ciltli baskısıyla okurla yeniden buluşuyor. İslama başkentlik yapmış şehirler Bağdatın acısına ortak edilerek konuşturuldu. Bu konuşma ve sorgulama sürüp gidecek hep. yalnız bir çığlığım ben harabe evlerin kaybolmuş anılarında genç kızların giyemedikleri gelinliklerinde bombaların paramparça ettiği bebeklerin bomboş kalan beşiklerinde yalnız bir çığlığım ben Bu şiirler Bağdatın yakılıp yıkıldığı, işgal edildiği günlerde yazılmaya başlandı ve Bağdata Dönen Şiirler adıyla yayımlandı. ben yalnız bir çığlığım göğümüzü terk eden kuşların kırık kanatlarında Bağdatın ölüm sinmiş sokaklarında kurban bıçakları gibi keskin acıda yalnız bir çığlığım ben -- Raf Kodu : A-1-4

Elleri Var Özgürlüğün - 50 Yaşında (Numaralı Özel Baskı)
115.00 ₺

Numaralı Özel Baskı 113 Numaralı Kitap Yeni Ciltli Baskısı Yok Bakıyorum, ne yeteri kadar ağacım, Ne çakılım, ne insanım yeteri kadar. Türlü giysilerle çıplağım, üşüyorum. Elleri Var Özgürlüğün, Oktay Rifat’ın Garip’ten sonraki yedinci şiir kitabı. 1966 yılında çıkan kitap ozanın şiir serüveninde yeni bir yönelişe işaret eder.

Toplu Şiirler 1
15.00 ₺

"Ve biz sorarız, ne zaman bulutlansak Yapraklarda örtülü bir zamana bakarak Şimdi neden acı verir eski mutluluğumuz?.. Ve bir gün ne yapsak bitecek bir dünyayı Hangi korkuyla böyle çoğaltıp dururuz?.." ŞÜKRÜ ERBAŞ

Kargo
Bedava
Göğe Bakma Durağı
29.90 ₺

* İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım   ISBN 9750813870 Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 112 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Boyut 13.5 x 19.5 cm ✓KARGO BEDAVA !! ✓GÖĞE BAKMA DURAĞI AÇILIŞA ÖZEL SADECE 29.90₺

Yeni Şiir Kasım 88 Sayı:13
12.99 ₺

EN HIZLIKARGO FOTOĞRAFTA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ AYRINTILI BİLGİ İÇİN LÜTFEN MESAJ YAZINIZ DÜKKANIMIZI GEZMEYİ UNUTMAYIN (UMİTKİTABEVİ) TÜM ÜRÜNLERE KDV FİŞİ KESİLMEKTEDİR . FATURA İSTEYENLER LÜTFEN ÖNCEDEN BİLDİRSİN

Elif Gibi Sevmek 2
8.00 ₺

Nasıl bir rüya gerçekle iç içe, gerçekle muhabbet eder gibi yaşanır ki? İnsan sevmeye rüyalarında da devam eder mi? Rüyada da olsa vuslata şükreder miydiniz? Bu ayrılık dünyasında, bir ayrılığa sımsıkı sarılıp, yaşayabilir miydiniz? Bir ayrılık kazılsa, içine atlayıp örter miydiniz üzerinizi? Yağmurun bulutlardan, yaprakların ağaçlardan, kamışların sazlıklardan, gündüzlerin gecelerden ayrıldığı bu dünyada, Elif; ayrılık imtihanlarının birer perde, Hakikatin ise Rabb’e bir yol olduğunu öğretmişti...

Sizlere en iyi kullanımı sağlamak ve tanıtım çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda üçüncü şahıs çerezler de içerebilen çerezlerden faydalanıyoruz. Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız.