Alman Edebiyatı

74 adet sonuç listelendi.
-
Yansılar 1
13.00 ₺

Sayfa Sayısı : 235 Ebat : 12x20 Kağıt : 2. Hamur "İnsanın umutlu olması ne güzel!.. Türkçe isimlerini bilmediğim iki çiçek ektim üç yıl öncesi karşıki çitin dibine. Çiçekçinin verdiği malumata göre Türk çiçekleriymiş; Türkiye'den getiriliyormuş. Yerden yarım metre kadar yüksek, eğreltileri hatırlatan koyu yeşil yaprakları arasındaki dalların ucunda zurna biçiminde çiçekleri pembemsi kızıl. Bahçemin en güzel bir yerine ektim. Geçen yılın yazı ilk kez çiçeklendiler. Çiçeğin ismini öğrenirim diye tanıdıklara sordum soruşturdum; bilen bir kimse çıkmadı. Nihayet kütüphanede çiçek kitapları arasında latince ismini buldum: incarvillea delavayi burada Gloxinia denen çiçeğin benzeri. Ama ismi önemsiz. Çiçekler Türk çiçeği; bu yetiyor bana. Yaz boyu her akşam suladım, üzerlerine eğilerek okşadım; okşarken, akrabayız, kardeşiz diye fısıldadım bile çiçeklere." (Tanıtım Bülteninden) ... RK:

Köydeki Romeo Ile Jülyet
5.00 ₺

ottfried Keller'in (1819-1890) Die Leute von Seldwyla adlı novelle dizisinin en ünlüsü olan Köydeki Romeo ile Jülyet, Shakespeare'in bilinen oyunundaki sevgi ve ölümle benzerlik gösterir. Ancak burada söz konusu olan soylu aileler ve onların çocukları değil, Seldwyla'nın hayali bir köyündeki çiftçiler ve onların çocuklarıdır. Eser düşündürücü ve W. Benjamin'in de dediği gibi "geçici değil," zamanüstü bir karaktere sahiptir. Davranışlar, temel duygular, tutkular ve dürtüler, günümüz insanındakinden farklı değildir, İsviçre özelinde evrensellik yansıtılmıştır. Tarihsel ve güncel düşünce biçimleriyle, davranışların harcında oluşan aşkın burjuvalaşma sürecindeki açmazı gerçekçi bir üslup içinde işlenmiştir 111 sayfa 13x19 ... RK:KLNC2

Mecburi̇yet
67.00 ₺

Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig I. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve “dünya vatandaşı” kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı “eski dünya”nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet ’in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısının şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. Ferdinand her ne kadar “insanlığın ötesinde bir vatanı” olmasa da, “yirmi milyon insanı boğan o zinciri” kıramayacağını düşünür... BİLGİ YAYINEVİ'NDE İLK BASKI

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi
18.00 ₺

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi, Time'ın "Beckett'den beri çağdaş yazının en büyük adı" diye nitelendirdiği Handke'nin en önemli yapıtlarından biridir. Bir tek sözcükle tanımlamak gerekirse, dille dünya arasındaki "boş"luğun romanıdır. Metin, Batı toplumlarında yaşayan "uygar" insanların ilişkisinin (=ilişkisizliğinin) yarattığı "boş"luğun "özgürleştirici" ve "öldürücü" boyutları üzerine kuruludur. Romanı edebiyat estetiği açısından farklı kılan yan, Handke'nin dile olağanüstü bir önem vererek "boş"luğun üslubunu yaratmış olmasıdır. Klasik romanlardaki tip yoktur... Metinde, kalecinin penaltı anında duyduğu endişenin bütün bir hayata yayılmasından duyulan tedirginlik ve dilin ilişki kurmadaki eksikliği büyük bir başarıyla işlenir...

Sizlere en iyi kullanımı sağlamak ve tanıtım çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda üçüncü şahıs çerezler de içerebilen çerezlerden faydalanıyoruz. Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız.